Mahallelilerden GES projesine karşı yürüyüş
Kervanpınar Köyü Koruma Platformu öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, gençler ve çocuklar, Sarılar Caddesi’nden santralin yapılması planlanan alana kadar kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eşbaşkan Bucak ve yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, “Antik Ğırap Şehri ve köyümüz sermayeye kurban edilmesin” yazılı pankart taşınarak projeye ve doğa tahribatına tepki gösterildi.
Kadınlar: Geleceğimiz ve toprağımız söz konusu
Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada konuşan kadınlar, “Biz projeyi burada istemiyoruz. Yaşam alanımıza, hayvanlarımıza ve toprağımıza zarar veriyor. Bu şirketin varlığını burada istemiyoruz. Hep birlikte bunun üstesinden geleceğiz. Geleceğimiz ve toprağımız söz konusu; birlikte mücadele edersek geleceğimizi kurtarırız” diye konuştu.
Eşbaşkan Bucak’tan hukuki süreç vurgusu
Eşbaşkan Serra Bucak ise aylardır devam eden hukuki sürece ve ÇED raporlarına ilişkin tartışmalara dikkat çekti. Yargı süreci tamamlanmadan şirketlerin sahaya girmesini eleştiren Eşbaşkan Bucak, şunları söyledi: “Arzoxlî köyünde kadınlar, gençler, çocuklar ve tüm halkımız günlerdir, hatta aylardır direniyor. Ne yazık ki bu ülkede henüz hukuki süreçler, ÇED raporları ve bilirkişi incelemeleri tamamlanmadan inşaat şirketleri araç ve ekipmanlarıyla buraya geliyor. Üstelik tek başlarına değil; jandarma ve kolluk kuvvetleriyle geliyorlar.”
Köy halkının mera alanlarını terk etmek istemediğini vurgulayan Eşbaşkan Bucak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bilirkişi raporları, Kervanpınar köyünde henüz tam olarak ölçülmemiş hususlar olduğunu söylüyor. Güneş panellerinin kurulmak istendiği alan yerleşim yerlerine çok yakın ve halkın hayvanlarını otlattığı mera alanıdır. Köy halkı geçimini buradan sağlıyor. Ekoloji meclislerinin ve baroların sunduğu raporlara, idari mahkemedeki sürecin devam etmesine rağmen şirketler zorla ve baskıyla buraya girmeye çalışıyor. Adeta talandan mal kaçırıyorlar. Burası herkesin toprağı, suyu ve ortak malıdır.”
İkinci bir göç uyarısı
1990’lı yıllardan bu yana bölgede yaşanan göçlere dikkat çeken Eşbaşkan Bucak, projenin bölge insanını yeniden yerinden edeceğini ifade etti. Köyünü terk etmek, hayvancılığı bırakmak zorunda kalmış insanlara bu kez ekolojik kırım yoluyla ikinci bir göç yaşatılmak istendiğini belirten Eşbaşkan Bucak, “Coğrafyamızın dört bir yanında şirketler ne olduğu belirsiz ÇED raporlarıyla halkın karşısına dikiliyor. Biz bu kopyala-yapıştır hazırlanan ÇED raporlarını tanımıyoruz. Ankara’dan imza atanlar buradaki köylünün çektiği eziyeti görmüyor” dedi.
Eşbaşkan Bucak, yerel yönetimler ve kent dinamikleri olarak bilime ve doğaya aykırı her türlü projenin karşısında duracaklarını vurguladı.
Arkeolojik sit alanına ilişkin inceleme çağrısı
Proje alanındaki tarihi mirasa da değinen Eşbaşkan Bucak, bilirkişi raporlarında arkeolojik sit alanına ilişkin uyarılar bulunduğunu belirterek şöyle konuştu: “GES yapılmak istenen tepenin arkasında arkeolojik sit alanı olduğu belirtiliyor. Bugün burada alelade ölçümlerle arkeolojik sit alanı göz ardı ediliyorsa, bu halkın tarihi ve kültürü de yok sayılıyor demektir. Neden buraya arkeologlar, üniversitelerin bilim kurulları veya Kültür Varlıkları Koruma Kurulu gelip inceleme yapmıyor? Halkımızla birlikte bu projenin karşısında durmaya, direnişi ve dayanışmayı sürdürmeye devam edeceğiz.”
Kaynak: batmansonsoz.net









Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir